top of page

Çağdaş Sanatta

Mana’nın ve Biçim'in “Cover”ı  Kavramın Sanatı, Absürdizm İlişkisi 

29/12/2013

Çıkış noktası olarak 1967 yılı görülen Kavramsal Sanat tanımlaması, minimalist sanatçı Sol Lewitt’in kendi çalışmalarının kavramsal boyutuna vurgu yapmak adına yazdığı bir yazı sonrası oluşmuş bir tanımlamadır. Tam anlamıyla bu düşüncenin ilk temellerini ortaya atan Marcel Duchamp, düşünceyi ön plana çıkararak yapıtın nesnelliğini, biçimsel yönünü geri planda tutmuştur. Duchamp’ın 1910’larda ortaya attığı ready-made sorgulaması ve 1917’de sergilediği “Çeşme” yapıtı tam anlamıyla bu çerçevede ele alınmaktadır. Duchamp, “sanatçının kullandığı boya tüplerinin mamul ve hazır olması gibi dünyadaki bütün tuvallerin de ‘ready-mades aided’1 olduğunu söylemek gerekir” diyerek bir kavram üzerinden düşünsel bir yaklaşım sergilemenin mümkün olabilme durumunu ortaya koymuştur. 1960’lı yıllarda ortaya konan sanat yapıtları, Performans Sanatı, Video Sanatı ve diğer tüm sanat hareketleri, en anlamsız görülen eylemler, zihinde bir anlam arayışı içindeydi. Fütüristlerin kurallara karşı oluşturdukları yeni anlatım biçimleri özgürleşme çerçevesinde gelişirken, ortaya çıkan karşı duruşun oluşturduğu yeni anlamlar sanat tarihinin baştan sorgulanmasına neden olmuştur. I. Dünya Savaşı, Dada hareketinin ortaya çıkışının nedenidir; “savaşın olduğu yerde sanat ne ifade edebilir” gibi bir söylem ancak şuan ele alındığında anlam sorgulaması yapılır ve imha edilir.  Ancak “Dadacıların çılgınlığı bir silah olarak kullandıklarını ve amaçlarının sanat yapmak değil sanatı rezil etmek olduğu”2 gibi bir düşünce çerçevesinde değerlendirildiğinde, durum, farklı bir anlam arayışı içinde ele alınmaktadır. Kurt Schwitters’ın, “Sanatçının tükürdüğü her şey sanattır” söylemi, zamanının çok güçlü bir filozofik söylemi olabilmektedir, keza René Magritte’in Piposu, Joseph Kosuth’un sandalyeleri aynı güçlü metaforik sorgulamaları içermektedir.  

Sanat üretiminin nedensellik bağlamında ele alınması birçok cevapla yanıtlanabilir. Günümüz çağdaş sanat üretimi ve sanatçısı nedenselliğin ötesinde çağın olanak ve malzemeleri doğrultusunda tekrar biçimlenmektedir. Zamanının derin filozofik metaforlarıyla donatılmış, biçemleriyle var olan sanatın temelleri çağdaş sanat tarafından “Cover”lanmaktadır. “Cover”3 var olanı içerir, onun üzerine yeni biçimlerle inşa ettiği kendi yapısını kurar. Bu yapının zorlama, bozuk, muteber, dar, alışılmış olmasının bir önemi yoktur. Dönüşüm gibi koca bir kavrama hizmet ediyor olması ve çok güçlü metaforik söylemler içeriyor olması çok önemlidir. Bunu Tunç Topçuoğlu’nun şu sözleri ile aktarmak tam yerinde olacak. “Yer Almanya, klasik bir serginin olduğu bir galerideyiz. On iki sanatçı, sergi salonunun on iki ayrı noktasına geliyor ve sıçıyorlar. Boktan da sanat olur mu? Olmaz! Neden olmaz? Şimdi bu Duchamp’ın tuvaleti on iki sanatçının sıçtığı sergide olmuş olsaydı eğer, hem Duchamp’ın tuvaleti -hâlâ günümüzde aradan yüz yıl geçmiş- bir işe yarıyor olacaktı hem de bu günümüz sanatçılarının sıçtığı bok sanat olmuş olacaktı.”4 Buradaki ayrıntı, on iki sanatçının yaptığı bu performans, Çağdaş Sanat’ın geçmiş ile kurduğu bağlantının kötü bir örneğidir ve kendini hemen imha etmeye hazırdır.

 

Akılcı sistemlerin devrede olduğu bu mekanizmanın işleyişi de tüketilmek üzerine kuruludur. Bunu da Pop Sanat’ın içinde eritebiliriz. Bu durumu David Eagleman’ın5 şu söylemi açıklayabilir: “Odanın birine dalıveren duygusuz bir robot olsaydınız, çevrenizdeki nesnelerle ilgili analizler yapabilir ama bir sonraki adımda ne yapacağınızın kararsızlığıyla donup kalırdınız.” Özetle “Cover”lanan eserlerde eksik olan taraf, beynin duygusal yönetim sistemleri tarafıdır. Bu noktada akılcı sistemler devreye girer ve üretilen sanatı absürtleyebilir, farklı bir aşamaya geçirebilir. Bu “Cover” yapıya en uygun üretim şekli sanatın dijital platformlarda tekrar üretimidir. “Cover” sanatın anlamsızlığı üzerine yeniden bir anlamsızlık üretir. Allan Kaprow’un bahsettiği “sanatı ve yaşamı bulanıklaştırmak”6 algısı, Donal Kuspit’in deyimiyle Kaprow’un ironiyi gözden kaçırması durumudur. “Cover Sanat” geçmiş tüm sanat deneyimlerinin bir parodisini sunmaktadır. Anlamsızlıktan doğan bu parodi kendi içinde yeni bir duruma geçerek eğlenceli hale gelmektedir. Hâlâ sorgulanmakta olan sanatın modası geçmiş bir anlayışa hizmet etmekten başka bir işe yaramadığı aşikârdır. Sorular soran sanat üretimleri değil, cevapları bilen ve faal olan sanat üretimleri önem taşımaktadır. Bu da işin piyasasını ayakta tutmak için gerekli ekonomiye destek oluşturur. Gerekli ortam ve olanaklar hazır olduğunda Marshal McLuhan’ın “sanat yutturulabilen şeydir” sözü anlamlıdır. Bir de “Cover”lanan sanatın yutturulması bu bağlamda daha da anlamlıdır. Akılcı sistemler bir şekilde yeni anlam ve manalar üretebilir.   

 

Bobby Henderson’ın akılcı tasarımlara alternatif olarak “Russell’ın Çaydanlığı”ndan ilham alarak ortaya attığı Pastafaryanizm dini ve bu dinin kitabını yazmak için ödenek alması ve oluşturduğu bu parodi din, “absürt” çerçevede ele alındığında anlamlı kılınır. Absürt bağlamda ele alınan bu durumu günümüz sanatının “Cover” anlayışıyla düşündüğümüzde “Uçan Spagetti Canavarı”nın parodisi çerçevesinde anlamlanabilir.    

           

 _______________________________ 

Dipnotlar 

1   Modernizmin Serüveni, Enis Batur, “ready-mades aided”, bkz: S, 322  

2   Hakkı Engin Giderer, Resmin Sonu, bkz: S, 61, Dipnot, 58

3   “Cover”, müzikteki yorumlama, yeniden icra anlamıyla kullanılmıştır.  

4   Tunç Topçuoğlu, TEDXReset 2012 “Sanat Bizim Neyimize?”

5   David Engleman, Incognito, bkz: S, 113  

6   Donal Kuspit, Sanatın Sonu, bkz: S, 77,78    

 

KAYNAKÇA  

ADORNO, Theodor W.  (2009). Kültür Endüstrisi, Kültür Yönetimi (N. Ülner, M. Tüzel, E. Gen, çev.) İstanbul: İletişim Yayınları   

ANTMEN, Ahu (2008). 20. Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar.  İstanbul: Sel Yayıncılık  

BADIOU, Alain (2010). Başka Bir Estetik. (A.U Kılıç, çev.) İstanbul: Metis Yayınları   

BATUR, Enis  (Hazırlayan),  (2007). Modernizmin Serüveni  İstanbul: Alkım Yayınevi  

BÜRGER, Peter (2012). Avangard Kuramı (E. Özbek, çev.) İstanbul: İletişim Yayınları   

GİDERER, Hakkı Engin (2003). Resmin Sonu. İstanbul: Ütopya Yayınevi  

EAGLEMAN, David (2013). Incognito (Z.A. Tozar, çev.) İstanbul: Domingo Yayınevi 

KUSPIT, Donald (2006). Sanatın Sonu  (Y. Tezgiden, çev.) İstanbul: Metis Yayınları   

MINOR, Vernon Hyde  (2013). Sanat Tarihinin Tarihi. (C. Soydemir, çev.)  İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları 

SAEHRENDT, Christian ve KİTTL, Steen T. (2012). Bunu Bende Yaparım! (Z.A. Yılmazer, çev.) İstanbul: Ayrıntı Yayınları

Please reload

surrealism 

workspace

Please reload

 ASTROROP 

Please reload

10/05/2014

bottom of page